• Ana sayfam yap

  • Üye Ol

  • Şifre Talep

  • Künye

  • Reklam

  • İletişim Formu

  • RSS

  • Sitene Ekle

Yaşasın! Fahrenheit 451 Yeni Çevirisiyle Yayımda
Özlem ÇETİN
cetin.ozlem@hotmail.com
Yazarın Diğer Makaleleri
07 Mayıs 2018 Pazartesi 15:26:52

 

Ray Bradbury’in distopya edebiyatının parmakla gösterilen eseri Fahrenheit 451 yeni çevirisi ve yeni kapak tasarımıyla yayımlandı. Hugo En İyi Roman Ödülü ve Prometheus Şeref Ödülü sahibi eserde itfaiyeci Guy Montag ve erleri yangını söndürmek için değil yangın çıkarmak için faaliyet gösteriyor.

 Kitap okumanın ve bulundurmanın suç sayıldığı ülkede ele geçirilen bütün kitaplar yakılıyor ve yakalanan şahıslar bir bir öldürülüyordu. İnsanların birbirlerini gammazlamak için her tarafta bulundurulan şikâyete ayrılmış resim kutuları; anne, kardeş, eş dinlemeden fotoğraflarla dolup taşıyordu. Vatandaşlar birbirine yanaşmıyor, göz göze gelmekten korkuyor ve evlerinde bulunan TV kanallarıyla kontrol ediliyordu. Her sabah ve akşam televizyondan gelen komutlar şeklinde hem psikolojik hem de fiziksel olarak eğitim alıyor, gazete ve dergiler sadece fotoğraf vasıtasıyla halka bildiriliyordu.

 İtfaiyeci Montag, bütün hayatı boyunca başarıyla yaktığı kitaplarla yakınlaşması, bir tren yolculuğu esnasında hayat dolu genç kızın tavırlarından etkilenmesiyle başlıyor. Her gün tren yolculuğunda genç kız Clarisse’le karşılaşan Montag hayatında hiç kimseden görmediği insancıl tavırlarından etkilenmeye başlıyor. Clarisse itfaiyeci olduğunu bildiği arkadaşına her gün kitaplar hakkında sorular sorup yaktığı kitaplara dikkatini çekmeye başarıyor. Montag insanların hayatları pahasına okuyup bulundurdukları kitapların içinde ne olduğunu merak etmeye ve yaptığı işi Clarisse vasıtasıyla sorgulamaya başlıyor. Neden kitapları yakıyoruz? Ölüm sebebi olan bu kitapların içinde ne yazıyor?

 Yine bir iş günü kitap ihbarı alan Montag ve itfaiye erleri olay yerine varıyor ve üç katlı gizli kütüphaneyi bulup yakmaya başlıyor. Üst üste boşaltılan kitaplar ateşe verilirken Montag yanan kitapların üstünde henüz tutuşmaya başlamış olan kitabı gizlice ceketinin içine sokup evine götürüyor. Montag her gece lavaboya gitme bahanesiyle sakladığı kitabını eşinden gizlice okumaya başlıyor…

 Kitabın içindeki hayatın tadına varan Montag, artık işinden uzaklaşmaya tavırları değişmeye başlıyor. Bir gece eşine yakalanan Montag yine eşi tarafından meşhur kutuya şikâyet maksatlıyla fotoğrafı atılıyor. Artık Montag azılı suçlu olarak aranmaya başlıyor. Rütbe sahibi itfaiyecinin yaptığı bu suç ülkede büyük yankı uyandırıyor. Montag ise Clarisse tarafından gizli bir ormana kaçırılıyor. TV haberlerinde ise Montag yerine kaçarken sırtından vurulan bir başka vatandaş gösterilip öldürüldüğü haberi bütün ülkeye yayılıyor ve kendilerince huzur ortamına döndüğünü sanan halk bu haberi coşkuyla kutluyor.

Montag, Clarisse ile kaçtığı gizli ormanda bambaşka bir dünyanın olduğunu keşfediyor. Aç ve yoksul fakat birbirine sıkı sıkıya olan insanlarla karşılaşıp hayatının ikinci şokunu yaşıyor. Her biri bir kitap ismiyle anılan bu insanlar kendilerine verilen isimlilerine ait ciltleri ezberliyor ve ezberletiyorlar. Suç ve Ceza yemek yapıyor, İki Şehrin Hikâyesi odun getirirken ölüm döşeğinde olan başka bir roman insan, torununa kendi ezberinin son satırını ezberletip hayata gözlerini kapıyor.

Kitabın ismine gelince yine Bradbury’nin farkını görmüş oluyoruz. Fahrenheit bildiğimiz derece, 451 ise fahrenheit derecesinde kâğıdın tutuşması için gerekli olan sıcaklığın sayısal karşılığı. 1951 yılında Bradbury tarafından yazılan eser ünlü yönetmen François Truffaut tarafından 1966’da aynı isimle beyaz perdeye aktarıldı. Filmin boş rollerinde ise Oskar Werner, Julie Christie ve Cyril Cusack yer alıyor. Yeniden sinemaya uyarlanacak olan eser 14 Mayıs’ta sinemaseverle buluşacak. Belki de birçok kişi için dönüm noktası sayılan bu eser sizin de beğenisini kazanacak.

O yıllardan günümüzün sosyolojik tespitini yapan Bradbury’nin eserini, hem okurken hem de izlerken ne kadar hak vereceğinizi fark edeceksiniz. Telefonlara kitlenmiş gözleri, selam vermeyen arkadaşlıkları, bana dokunmayan yılan bin yaşasın sözünün insanlarımıza nasıl yer ettiğini eser sayesinde tekrar keşfedeceksiniz. Önce kitabı sonra eseri kaçırmamanızı tavsiye eder bol kitaplı, sinemalı günler dilerim.

Bu Makale 100 Kez Okundu
YORUMLAR
Toplam 0 Yorum Yapılmış
Spor Haberleri
Hızlı Menu
Ana Sayfa Gazeteler
Manşetleri
Yazarlarımız İletişim &
Reklam
YAZARLARIMIZ
Mustafa BAYRAK
Özlem ÇETİN
Jale Kazdal
Bayram Ali Kavalcı
M.Berberoğlu
Çok Okunanlar
Yeni sistem karar sürecini hızlandırır
21 Haziran 2018 Perşembe 09:10:00 | 1976 okuma
Rize Çayı, Japonya’da bilinen ve sevilen bir marka
21 Haziran 2018 Perşembe 09:34:00 | 380 okuma
Kilit Taşı Onarım Çalışmaları Sürüyor
21 Haziran 2018 Perşembe 09:36:00 | 364 okuma
Naz, “ Meslek ve eser haklarımıza saygılı olun”
21 Haziran 2018 Perşembe 09:24:00 | 356 okuma
Eğitime Destek İçin Artvin’den Muğla’ya Koştu
21 Haziran 2018 Perşembe 09:48:00 | 344 okuma
Doğanay Başarılı Ebeleri Ödüllendirdi
21 Haziran 2018 Perşembe 09:43:00 | 344 okuma
Doğu Karadeniz’de 107 bin 186 ton hamsi avlandı
21 Haziran 2018 Perşembe 09:21:00 | 332 okuma
Rize`de zincirleme kaza: 1 ölü, 1 yaralı
21 Haziran 2018 Perşembe 13:46:00 | 308 okuma
Ardanuç modern öğretmenevine kavuşuyor
21 Haziran 2018 Perşembe 09:40:00 | 308 okuma
Rize kan bağışında Karadeniz birincisi
21 Haziran 2018 Perşembe 09:05:00 | 300 okuma
HAVA DURUMU
RIZE
Anket
Sizce Rize`nin Temel Sorunu Nedir?
Çay
Turizm
İşsizlik
Ovit Tüneli

Üyelik | Reklam | Künye | Sık Kullanılanlara Ekle | Giris Sayfam Yap | Bize Ulaşın | Site Haritası