• Ana sayfam yap

  • Üye Ol

  • Şifre Talep

  • Künye

  • Reklam

  • İletişim Formu

  • RSS

  • Sitene Ekle

MİNİK AVUÇLAR KOCA YÜREKLER
Özlem ÇETİN
cetin.ozlem@hotmail.com
Yazarın Diğer Makaleleri
05 Mayıs 2018 Cumartesi 13:01:21

 

Ve bir çocuk değiştirebilir tüm dünyayı kulak verilirse kalbinin ritmine… Koşar, yorulur, düşer toz toprak karışır ama kalbinde zerre kir bulundurmaz. Bir çocuk isterse rengârenk yapabilir bütün taş kesilmişleri hemde minnacık elleriyle.

Gülüşüyle eritebilir büyümüşlüklerimizi.

 Dağıtır kara bulutları tepemizden ve güneş olur aydınlatır işli güçlü günlerimizi. Aldatmaz, yalan söylemez ve küçük hesaplar peşine düşmez.Düşecek başka patikaları, başka kaldırımları var.  Dizlerinin uf olduğu ama halen aklının salıncakta kaldığı koşuşturduğu bakkalcı amca yolları.

 Çocukluğumuz horoz şekeri gibi renkli, tatlı ve çabuk biten, bitince üzen. Şekerden geriye bırakan çöp sap gibi kalışımız hayatımızda bir başımıza. Acıtan ruhumuz gerçeklere karşı mecburi kabullenişimiz ve takip eden kırılışlarımız.

 “Babanı mı anneni mi daha çok seviyorsun” diye bilinmiş en saçma büyükçe sorulara cevap veremeyişimiz

. Onun yerine bu kadar çok seviyorum derken kollarımızı kocaman açmaya çalıştığımız bütün bir evreni iki kolumuz arasına sığdırdığımız ve dünyalar kadar çok diye bağırdığımız ve öpücüklere boğulduğumuz günleri hatırlıyoruz hep.

 Kapı önünde, pencere dibinde ” Fatma teyze bu akşam size gelecekmişiz annem soruyor. Gelelim mi? ” tekliflerine verilen çikolatalı elbette kuzucum cevapları.

Sürekli bir bilmiş ve hemen hemen her mahallede olan entelektüel Almancı amcanın çok karmaşık ve anlaşılmaz cümleleri.

  Peki unutulur mu kırılmış camlar ve toptan nasibini almış canım çiçekler dahası akşamında sorguya çekilen günler.

Duvar dibinde taso yarışları, çok iyi bilye oynayan haylaz mahalle çocuklarının çirkeflikleri. Semih ve Serkan’ın toz toprak şakalaşmaları.

 Oyuncak bebeklerini kundaklayan kızların yaptıkları çamur lapası yemeklerini Oktay Usta inceliğinde servis etmeleri. Birazcık daha oynayalım diye yapılan pasif direnişler.

Kapıda bir anne harikası olan reçelli ekmeklerin kapılıp mideye indirilişi ve sonrasında dua edercesine muslağa açılan eller.”

 Bezmediniz mi yahu gece oldu yeter geliyorum bak “diyen işten gelen baba sesi. Yarın için yapılan ayaküstü planlar ve hadi gidiyoruz diye omuzuna uzatılan kardeş eli.

Eve varınca annenin kafa sallayışı söyleyeyim mi hiç dinlemediğinizi babanıza diye fısıldanan anne replikleri.

Sabahın köründe şirinlerle başlayan günlerimiz. Gargamel ve şirinlerin bitmeyen kapışmalarındaki heyecanlı bekleyişler ve muazzam günün tekrar başlaması. Çok güzeldi çocuk olmak.

 Birer küçük prens olmak çok eskiden.

 Şimdi sadece öncesinde yok ettiğimiz çocuğu bulmaya çalışıyoruz ya da yaşatmaya ne hale soktuysak artık. Nere gittiyse gelemedi bir daha. Hadi amcaya el salla gidelim diye biten günlerimiz ne kadar çok bay bay yaptık ki çok uzaklara gittiniz.

Kandırıldık.

 Büyük olmak çok güzelmiş gibi gösterilip ağzımıza tıkıştırılan yemekleri büyümek uğruna daha çok yedik. Kurdeleli ruganlarımız atıldı çöpe sırf büyüdük diye. Kolilendi oyuncaklarımız ve onlarla birlikte rafa kaldırıldı çocukluğumuz.

 Çok istiyorduk ya büyüdük.

 Sonrasında gördük ki çocukluğumuz son seferinde son istasyonda binip gitmişti çok uzaklara hem de bir hoşçakal demeye fırsat verilmeden.

Yine şanslıyız çoğumuz. Kimilerine ise teğet geçmişti çocukluk. Onlar doğuştan büyük çocuklardı. Büyükler onlar için oyun yeri bırakmamışlardı.

Onların kolilenmesine dahi gerek duyulmamıştı hem oyuncakları hem çocuklukları.

Evin geçim yüküne ortak, ailelerin derttaşları olmuşlardı çoktan!

Kimisi toz, beton ve demir yığınları içinde büyümüştü. Keşfedilmeyen kıta bırakılmamasına rağmen onların açlıkları hiç keşfedilmeye gerek duyulmamıştı.

 Sessiz sedasız ölmüşlerdi ölüyorlardı bir köşede. Oysa topraklarından çıkarılan taşlar sunuluyordu pamuk döşeklerde.

 Çocuklar dinlenmeli, çocukların çocuk olmalarına izin vermeliyiz pek sayın büyükler. Geride zedelenmiş bireyler olmasın diye daha çok kulak vermeliyiz miniklerimiz ne diyor diye.

 

 

Bu Makale 640 Kez Okundu
YORUMLAR
Toplam 0 Yorum Yapılmış
Spor Haberleri
Hızlı Menu
Ana Sayfa Gazeteler
Manşetleri
Yazarlarımız İletişim &
Reklam
YAZARLARIMIZ
Mustafa BAYRAK
Özlem ÇETİN
Jale Kazdal
Bayram Ali Kavalcı
M.Berberoğlu
Çok Okunanlar
Yeni sistem karar sürecini hızlandırır
21 Haziran 2018 Perşembe 09:10:00 | 1976 okuma
Rize Çayı, Japonya’da bilinen ve sevilen bir marka
21 Haziran 2018 Perşembe 09:34:00 | 380 okuma
Kilit Taşı Onarım Çalışmaları Sürüyor
21 Haziran 2018 Perşembe 09:36:00 | 364 okuma
Naz, “ Meslek ve eser haklarımıza saygılı olun”
21 Haziran 2018 Perşembe 09:24:00 | 356 okuma
Eğitime Destek İçin Artvin’den Muğla’ya Koştu
21 Haziran 2018 Perşembe 09:48:00 | 344 okuma
Doğanay Başarılı Ebeleri Ödüllendirdi
21 Haziran 2018 Perşembe 09:43:00 | 344 okuma
Doğu Karadeniz’de 107 bin 186 ton hamsi avlandı
21 Haziran 2018 Perşembe 09:21:00 | 332 okuma
Rize`de zincirleme kaza: 1 ölü, 1 yaralı
21 Haziran 2018 Perşembe 13:46:00 | 308 okuma
Ardanuç modern öğretmenevine kavuşuyor
21 Haziran 2018 Perşembe 09:40:00 | 308 okuma
Rize kan bağışında Karadeniz birincisi
21 Haziran 2018 Perşembe 09:05:00 | 300 okuma
HAVA DURUMU
RIZE
Anket
Sizce Rize`nin Temel Sorunu Nedir?
Çay
Turizm
İşsizlik
Ovit Tüneli

Üyelik | Reklam | Künye | Sık Kullanılanlara Ekle | Giris Sayfam Yap | Bize Ulaşın | Site Haritası