• Ana sayfam yap

  • Üye Ol

  • Şifre Talep

  • Künye

  • Reklam

  • İletişim Formu

  • RSS

  • Sitene Ekle

Bizim Değerlerimiz: His-siz-leşen Kimliklerimiz
Özlem ÇETİN
cetin.ozlem@hotmail.com
Yazarın Diğer Makaleleri
08 Mayıs 2018 Salı 15:00:53

 

Otur

Sus

Şuraya geç, hayır şuraya dedim! Çabuk olsana halen bitirmedin mi yemeğini sennn!

Bir yerlerden tanıdık gelen bu sözleri ve dahasını gün içinde çocuklarımıza sürekli tekrarlıyoruz. Bilgisayara komut verir gibi işten güçten ve türlü bahaneler ardına sığınarak erteliyoruz çocuklarımızı. Sonrasında elden düşmeyen telefonlardan pc başında şaşı olunacak boyuta ulaşan çocukları suçluyoruz. Çocuklarımızı biz değil teknoloji büyütüyor artık. Aile olarak çocuk yetiştirmenin neresindeyiz diye sorgulamamız gerekiyor kendimizi.

Üniversite yıllarımda Erzurum’a konuk olmuştu iletişim duayeni Psikolog Doğan Cüceloğlu.

 ‘Aile, iş ve iletişim’ konusundaki görüşleri değerlendirmelerini tüm ebeveynlerin pür dikkat kesilerek dinlemesi ve kendine kalın puntolar eşliğinde not alması gerektiğini düşünüyorum. Şayet benim notlarım yanımda üstelik ebeveyn olmadan.

Bütün psikologlar, sosyal bilimciler gibi eğitimin ailede başladığını mottosunu savunan Cüceloğlu bir toplumun sağlıklı bireylere sahip olabilmesi için çocukların sağlıklı aile ortamında yetişmesi gerektiğini tekrar tekrar vurgulamıştı. Günümüz çocuklarının psikolojilerindeki en büyük darbelerin iletişim eksikliği ve ilgisizlikten kaynaklı ihmallerden doğduğunu söylüyordu. Vapurda yaşadığı bir kesiti aynen şöyle anlatmıştı Cüceloğlu “ Vapurun kenarında anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile vardı. O sırada başka bir vapurun geçtiğini gören dört veya 5 yaşlarındaki kız çocuğu heyecanla annesinin eteğini çekiştirerek bağırmaya başladı.

- Anne baksana ne kadar büyük bir vapurrrrr!

Anne ve baba hararetli bir tartışma içindeydi ve çocuğu hiç duymuyordu çocuk ise geçmekte olan vapuru ailesine göstermek için sesini daha fazla yükselterek anne ve babasının ilgisini çekmeye başlıyordu ve sonunda beklediği hareketi bulduğunu düşünürken annesinin:

- Ne var! Ne oluyor sana çekiştirip durma beni…

Çocuk bir annesine bir de zaten görüş alanından çıkmış olan vapurdan geriye kalan boş denize bakıp kafasını öne eğdi.

 Çocuk için büyük ailesi için sıradan olan bu olay minik kız çocuğu için bir ilkti ve o anı paylaşmak istiyordu. Hayatında ilk kez bu kadar büyük vapuru görmüştü ve büyük vapur geçmek üzereydi ailesine göstermeliydi bu ana hep birlikte tanık olmak istiyordu fakat aile bunu çok sert bir dilde reddetmişti.“

Şimdikilerde hiç değer bilmiyor canımmm. Yedikleri önünde yemedikleri ardında. Evet, geçmişe yaşanılan bir sürü sıkıntıya göre evet şartlar gelişti güzelleşti evet hayatımız gayet modernize edildi EVETT…

Fakat her şey maddiyat değil ki diyerek başlamak istemiyorum. Sözün nereye gideceğini hepimiz ezbere biliyoruz. Elbette çocuklarımız için elimizden geleni yapıyoruz amenna onu sorgulamak derdinde cidden değilim zaten.

Fakat ciddi anlamda çocukları ihmal ediyoruz. Ya her dediğini yapıp bütün şımarıklıklarına boyun eğiyoruz ya da tamamıyla ilgisiz davranıp kişilik bozukluklarının aile ortamında kapısını aralamış oluyoruz. Asıl dertleri gerçekten bilgisayar oyunları mı? Gerçekten sadece telefonla mı eğlenilir? Çocukların bu soruların cevabını bilip bilmemesinde aramak gerekir kapının anahtarı kanımca orda.

Çocuklarımız artık oksijen almıyor. Cidden üstüne basa basa diyorum kapalı kutular içinde kalan zihinleri gerçek hava,  gerçek ortamdan soyutlanıyor. Aile, eş, dost, komşuluk gibi birçok kavramlar yavaştan yavaşa silinmeye başladı onlar için. Kavramların içi boşatıldı, değersizleşti. Bilmiyorlar bilseler bile umursamıyorlar. Kızım bak bu amcamın, halamın, dayımın bizim komşu Mevlüt amcanın…

Hıhı, tamam, öyle mi ?

Cevaplar tavırlar tanıdık. Evet, bizim çocuklarımızın sözleri bunlar.

Bizden uzaklaşan çocuklarımızın…

Evet, ben bir ebeveyn değilim. Fakat 90’ların başıyla yaşadığım çocukluğumu oyun uğruna öğün atlayıp reçelli ekmekle geçiştirdiğim günleri, mahalle kültürünü, sokak oyunlarının tadını hiç unutmuyorum. Temellim de birer yetişkin olduğunda ardında bilgisayar tuşları ve ekranında daha fazla anlatacak anıların olması ve daha önemlisi geçmişe dönüp baktıklarında hatırlayıp gülümseyebilmeleri…

Bu Makale 120 Kez Okundu
YORUMLAR
Toplam 0 Yorum Yapılmış
Spor Haberleri
Hızlı Menu
Ana Sayfa Gazeteler
Manşetleri
Yazarlarımız İletişim &
Reklam
YAZARLARIMIZ
Mustafa BAYRAK
Özlem ÇETİN
Jale Kazdal
Bayram Ali Kavalcı
M.Berberoğlu
Çok Okunanlar
Yeni sistem karar sürecini hızlandırır
21 Haziran 2018 Perşembe 09:10:00 | 1976 okuma
Rize Çayı, Japonya’da bilinen ve sevilen bir marka
21 Haziran 2018 Perşembe 09:34:00 | 380 okuma
Kilit Taşı Onarım Çalışmaları Sürüyor
21 Haziran 2018 Perşembe 09:36:00 | 364 okuma
Naz, “ Meslek ve eser haklarımıza saygılı olun”
21 Haziran 2018 Perşembe 09:24:00 | 356 okuma
Eğitime Destek İçin Artvin’den Muğla’ya Koştu
21 Haziran 2018 Perşembe 09:48:00 | 344 okuma
Doğanay Başarılı Ebeleri Ödüllendirdi
21 Haziran 2018 Perşembe 09:43:00 | 344 okuma
Doğu Karadeniz’de 107 bin 186 ton hamsi avlandı
21 Haziran 2018 Perşembe 09:21:00 | 332 okuma
Rize`de zincirleme kaza: 1 ölü, 1 yaralı
21 Haziran 2018 Perşembe 13:46:00 | 308 okuma
Ardanuç modern öğretmenevine kavuşuyor
21 Haziran 2018 Perşembe 09:40:00 | 308 okuma
Rize kan bağışında Karadeniz birincisi
21 Haziran 2018 Perşembe 09:05:00 | 300 okuma
HAVA DURUMU
RIZE
Anket
Sizce Rize`nin Temel Sorunu Nedir?
Çay
Turizm
İşsizlik
Ovit Tüneli

Üyelik | Reklam | Künye | Sık Kullanılanlara Ekle | Giris Sayfam Yap | Bize Ulaşın | Site Haritası